Hayat Devam Ediyor
15.07.2007
Bir yakınımızı ya da dostumuzu kaybettiğimizde;
“Hayat devam ediyor” diyerek, yaşama yeniden sarılmaya, üzüntümüzü üzerimizden atmaya çalışırız!.
Belli yaşa gelmiş, hayatın son demlerini yaşadığına inandığımız, bir bakıma; beklenilen ölümlerin o kadar yıkıcı olmamasının nedenlerini hep merak etmişimdir!
Hâlbuki, ölen bir insan, hem de en yakınımız.
İnsan oğlunun, doğup büyüyüp yaşlanıp sonra da ölmesinin kaçınılmazlığında, en sevdiğimiz insanları bile kaybettiğimizde, onun son günlerindeki durumlarından çok, sağlıklarında yani, gençliklerindeki o dinamik ve çok aktif günlerini düşünüp, bu birliktelikteki anılara yöneldiğimizde; üzülüp, kahrolmamıza karşın, belli rahatsızlıklarının sürekli gündemde olduğu son yıllarındaki konumlarını düşünerek, bu tür ölümleri normal karşılamaya çalışmamız; sanırım, ölümün kaçınılmazlığını kabullenmek olmalı!.
Aynı şeyin bizim başımıza da geleceğini düşündüğümüzde için için kahrolmamıza karşın, yine de belli bir tevekkülle, başımıza gelebilecekleri kabullendiğimizi ya da kabullenmek zorunda olduğumuzu dinlendirmeye çalışıp bununla da teselli buluyoruz gibi geliyor bana!.
İnsanın kendisini gereğinden fazla önemsemesi, bir anlamda; insanlığın da abartılı bir biçimde önemsenmesini gündeme getirmekte.
Yok olmayı kabul edemeyen insanoğlu, kendisine bir başka yaşam alanı bulma becerisini sergileyerek, bununla teselli bulması da bir başka ironimi değil mi? Tabii ki bunun da belli bir bilimsellik çerçevesinde tartışılması gerekir!.
Ruh ve beden ikileminde, bedeni anlamak ve kavramak kolay da, ruhun ne olduğunu tanımlamanın zorluğu ortada!.
Bedenimizden pek hoşnut olduğumuzu söylemek mümkün değil.
Hele yaşlandıkça bu hoşnutsuzluk çok daha belirgin bir hal alıyor.
Bunu anlayabilmek için 60, 70 yaşlarını sollamak, ya da; ciddi hastalıklarla boğuşmuş ya da boğuşuyor olmak lazım!.
Bedensel erozyon hız kazanınca, ruhsal ve beyinsel performansımızla teselli buluyor, rahatsızlık duyduğumuz bedenimizden kurtulup, salt düşünsel zenginliğin bulunduğu bir mükemmel dünya ütopyasına yelken açıp, yeni bir yaşama yönelmenin tesellisiyle “Yok oluşun” acı gerçeğine meydan okuyoruz.
İrtibat: 0242 572 77 08
Kategori: Sami Çaycoşar


Hadi Yorum Yazalım