Bıçak kemiğe dayandı
30.10.2007
15 şehidimizin arkasından, ağıtlar yakıp teröre lanetler savururken, 12 fidanımızı daha kaybetmenin üzüntüsünü içinde, deli divane olmamak mümkün mü?
Doğu ve güneydoğu yani, terörün kaynağı olan alanlar askerlerimizce tamamen kuşatılmış, medya mensuplarının bile, bu alanlara girip çıkmasına müsaade edilmediği bir sırada, böyle bir kalleşçe saldırı gerçekleşebiliyor, 12 şehit bir o kadar da yaralı ile yüz yüze gelebiliyorsak, burada bir çarpıklık var demektir.
Bu kalleşliği yapanlar, bu alanda yani, içimizde demektir.
Resmi üniformalı askerin siville teröristi, sade vatandaşla haini ayırt etmesi tabii ki çok zor.
Bu koşullarda Türk askeri, bu kalleşlerin kalleşliğine karşı ne yapabilir ki?
Terör örgütü çok tehlikeli ve de çok çirkin bir oyun sergiliyor.
Türkiye’yi bir bataklığa ve de çok tehlikeli bir güzergaha çekmenin hesabı içinde.
Bu oyun ne olursa olsun, ne denli tehlikeli olursa olsun, artık bıçak kemiğe dayandı.
Her oyunun kendine özgü kuralları vardır.
Bu çirkin oyunun kurallarına uygun, yeni ve de çok sert, netice alıcı bir oyunun bizim tarafımızdan da oynanması artık kaçınılmaz hale geldi.
Toplumlar ve bireyler bir otoriteye ya korkudan yada menfaati olduğu için itaat eder.
Terör örgütü gariban bölge halkını tehdit edip korkutarak itaate zorluyor.
Son yıllarda devletin bölge halkını kucaklaması sonrasında belli mevzileri kaybeden örgüt, şimdi çok daha acımasız ve rezil saldırılarla bölgede etkinliğini hissettirmek istiyor.
Gelinen noktada, ne uluslar arası camia, ne demokrasi, ne de insan hakları kavramları söz konusu edilemez. Bu bir nevi savaş ortamı.
Savaşın koşulları ne ise o uygulanmalı, gereken ne ise o yapılmalı.
Tabii ki, uzaktan gazel okumak, asalım keselim diyerek yiğitlenmek, bizim gibi yazar çizerler için kolay.
İrtibat: 0242 572 77 08
Kategori: Sami Çaycoşar


Hadi Yorum Yazalım