SELLE GELEN TARİFSİZ ACI
07.06.2008
13 yıl önce yaşanan bir dram. Halen ağızlardan düşmeyen bu olay, Alanya’ya bağlı ve Gazipaşa’nın komşu köyü Başköy’de yaşandı. 5 kardeş, düğün dönüşü sele kapılıp can verdiler. Ve kardeşlerden birinin cenazesi halen kayıp. Gazipaşa Yaşam, yürek sızlatan acılı olayı yazdı…
“Biz 5 kardeş idik sevinerek gittik düğüne,
Gelirken çırpınarak can verdik İnasar Çayı’nın seline,
Sevine sevine varalım derken baba ocağına,
Girdik ecel kucağına.
Sayımız beş idi kabrimiz dört oldu,
Bulunmayan kardeşimizi bilmem Mevlam nereye koydu?
Emredince zaman buyurdu,
Hudayi Mümin kardeşler kabrimize gelince okusun Fatiha’yı.”
Bu mısralar, genç yaşta hayata veda eden kardeşlerin mezar taşlarında yer alıyor. 5 kardeş de, genç yaşta göç edip gitmişler bu dünyadan. 20 Kasım 1995 akşamı birlikte yaşama veda eden kardeşlerin adları Hüseyin Uçan (1973), Emine Uçan (1975), Havva Uçan (1976), Meryem Uçan(1978) ve Ali Uçan (1980). Şu an hayatta olanlar ise ailedeki en küçükler olan Halil ve Mustafa Uçan. Yoksulluk içinde yaşamlarını sürdürmeye çalışan baba Ahmet Uçan (59) ve eşi Ayşe Uçan (58), geçim mücadelesi vermekten acılarını bile yaşayamıyorlar. Onların tek tesellileri hayatta olan 2 evlatları. Acılı baba, kendisi ve eşi adına 5 evlatlarını kaybettikleri o günü ve yaşadıklarını anlattı.
Gazipaşa Yaşam: Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
Ahmet Uçan: Adım Ahmet Uçan. 1949 Başköy doğumluyum. Eşimin adı Ayşe Uçan. Amelelik yaparak ailemin geçimini sağlamaya çalışıyorum. Eşim astım hastası olduğu için yılın yarısını hastanelerde geçiriyoruz.
Yaşam: 5 evladınızı kaybettiğiniz olay ne zaman oldu, anlatır mısınız?
Uçan: 1995 yılı 20 Kasım akşamı. Gözüküçüklü Köyü’nden düğünden gelirken akşam saat 18.30 sıralarında derenin taşması sonucu meydana geldi acı olay. Köprü olmadığı için BMC kamyonla deredeki yoldan geçmeye çalışan evlatlarım Hüseyin (1973), Emine (1975), Havva (1976), Meryem (1978) ve Ali Uçan (1980), aniden gelen sel felaketine kapılarak hayatlarını kaybettiler. Kızım Havva hariç diğerlerinin cenazeleri, yaklaşık 8 kilometre aşağıda ayrı ayrı yerlerde bulundu. Havva’nın cenazesi ise halen kayıp. Zaten cenazenin bulunamayacağını düşünerekten arama çalışmalarından vazgeçtik. Aynı gece köyde, Murat ve Mehmet Durusoy adlı kardeşler de başka bir derede sele kapılıp öldüler.
Yaşam: Sel felaketi kurbanı çocuklarınız ne iş yapıyorlardı?
Uçan: Hiç biri çalışmıyordu. Köyde çiftçilikle uğraşıyorlardı. Maddi imkansızlıktan dolayı hiç birisini okutamadım.
Yaşam: Kısaca duygularınızı anlatır mısınız?
Uçan: Evlatlarım hiç aklımdan çıkmıyorlar. Sürekli onları düşünüyorum. Kızlarımdan Havva’nın cenazesini bulamadık ve mezarı yok. Bu bana çok acı veriyor. Her yağmur yağdığında, dereye sel geldiğinde çocuklarım aklıma geliyor, yüreğim sızlıyor. Evlatlarımı kaybettikten sonra hiç bir şeyin anlamı kalmadı. Beni hayata bağlayan tek şey hayatta olan iki evladım. Baktığım her yerde kaybettiğim çocuklarımı görüyorum. Onları çok özledim.
Yaşam: Yaşadığınız bu olay çok sarsmış olmalı sizi. Kendinizi nasıl teselli ediyorsunuz?
Uçan: Köydeki yoksul ailelerden biriyim. Eşim astım hastası. Geçim derdiyle uğraşıyorum. İnanın kendimi teselli etmeye fırsat bulamıyorum.
Yaşam: Evlatlarınızı hiç rüyanızda görüyor musunuz?
Uçan: Oğlum Hüseyin 2 kez rüyama girdi. Hüseyinim, yanıma gelmişti ve kardeşi Ali’nin de geleceğini söyledi. Ama Alim gelmeden rüyam sona erdi. Diğer çocuklarım hiç rüyama girmediler.
Yaşam: Peki olanlara kader diyebiliyor musunuz? Olayın meydana geldiği derede köprü olsaydı felaket önlenebilir miydi sizce?
Uçan: O dönemde köprü yoktu, olayın meydana geldiği yerde. Yaşadıklarımıza kader diyebiliyorum ama köprü olsaydı belki de bu olay başımıza gelmezdi. Ama zaten ülkemizde, bir olay yaşanacak ki orada önlem alınsın. Yoksa sorunlar çözülmüyor nedense. Ben evlatlarımı kaybettikten sonra dereye köprü yapıldı ama evlatlarımı geri getirmez ki. Yine de başka anaların babaların yüreği yanmaması için köprü yapıldığına seviniyorum.
Yaşam: Şu an kaç çocuğunuz var. Onları da kaybetme korkusu yaşıyor musunuz?
Uçan: 2 oğlum var. Oğlumun birisi sağ el parmaklarından ikisini kaybetti. Yani oğlumun biri mağdur. Özellikle yağmurla havalarda hiç yolculuk yapmalarını istemem. Evlatlarımdan birini daha kaybetmeye dayanamam, kahrolurum. Evlat acısıyla yaşamak çok zor, bir an olsun evlatlarım aklımdan çıkmıyor. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın.
Yaşam: Son olarak söylemek istediğiniz neler var?
Uçan: Çok yoksul olduğumuz için yardım için Kaymakamlığa başvurdum ancak sonuç çıkmadı. Ben ve ailem çok zor durumdayız. Destek bekliyoruz.
HAZIRLAYAN: Özcan TEKİN
İrtibat: 0242 572 77 08
Kategori: Kapak Konusu


Hadi Yorum Yazalım