SELLE GELEN TARİFSİZ ACI
13 yıl önce yaÅŸanan bir dram. Halen ağızlardan düşmeyen bu olay, Alanya’ya baÄŸlı ve GazipaÅŸa’nın komÅŸu köyü BaÅŸköy’de yaÅŸandı. 5 kardeÅŸ, düğün dönüşü sele kapılıp can verdiler. Ve kardeÅŸlerden birinin cenazesi halen kayıp. GazipaÅŸa YaÅŸam, yürek sızlatan acılı olayı yazdı…
“Biz 5 kardeÅŸ idik sevinerek gittik düğüne,
Gelirken çırpınarak can verdik İnasar Çayı’nın seline,
Sevine sevine varalım derken baba ocağına,
Girdik ecel kucağına.
Sayımız beş idi kabrimiz dört oldu,
Bulunmayan kardeÅŸimizi bilmem Mevlam nereye koydu?
Emredince zaman buyurdu,
Hudayi Mümin kardeÅŸler kabrimize gelince okusun Fatiha’yı.”
Bu mısralar, genç yaşta hayata veda eden kardeşlerin mezar taşlarında yer alıyor. 5 kardeş de, genç yaşta göç edip gitmişler bu dünyadan. 20 Kasım 1995 akşamı birlikte yaşama veda eden kardeşlerin adları Hüseyin Uçan (1973), Emine Uçan (1975), Havva Uçan (1976), Meryem Uçan(1978) ve Ali Uçan (1980). Şu an hayatta olanlar ise ailedeki en küçükler olan Halil ve Mustafa Uçan. Yoksulluk içinde yaşamlarını sürdürmeye çalışan baba Ahmet Uçan (59) ve eşi Ayşe Uçan (58), geçim mücadelesi vermekten acılarını bile yaşayamıyorlar. Onların tek tesellileri hayatta olan 2 evlatları. Acılı baba, kendisi ve eşi adına 5 evlatlarını kaybettikleri o günü ve yaşadıklarını anlattı.
Gazipaşa Yaşam: Kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
Ahmet Uçan: Adım Ahmet Uçan. 1949 Başköy doğumluyum. Eşimin adı Ayşe Uçan. Amelelik yaparak ailemin geçimini sağlamaya çalışıyorum. Eşim astım hastası olduğu için yılın yarısını hastanelerde geçiriyoruz.
Yaşam: 5 evladınızı kaybettiğiniz olay ne zaman oldu, anlatır mısınız?
Uçan: 1995 yılı 20 Kasım akÅŸamı. Gözüküçüklü Köyü’nden düğünden gelirken akÅŸam saat 18.30 sıralarında derenin taÅŸması sonucu meydana geldi acı olay. Köprü olmadığı için BMC kamyonla deredeki yoldan geçmeye çalışan evlatlarım Hüseyin (1973), Emine (1975), Havva (1976), Meryem (1978) ve Ali Uçan (1980), aniden gelen sel felaketine kapılarak hayatlarını kaybettiler. Kızım Havva hariç diÄŸerlerinin cenazeleri, yaklaşık 8 kilometre aÅŸağıda ayrı ayrı yerlerde bulundu. Havva’nın cenazesi ise halen kayıp. Zaten cenazenin bulunamayacağını düşünerekten arama çalışmalarından vazgeçtik. Aynı gece köyde, Murat ve Mehmet Durusoy adlı kardeÅŸler de baÅŸka bir derede sele kapılıp öldüler.
Yaşam: Sel felaketi kurbanı çocuklarınız ne iş yapıyorlardı?
Uçan: Hiç biri çalışmıyordu. Köyde çiftçilikle uğraşıyorlardı. Maddi imkansızlıktan dolayı hiç birisini okutamadım.
Yaşam: Kısaca duygularınızı anlatır mısınız?
Uçan: Evlatlarım hiç aklımdan çıkmıyorlar. Sürekli onları düşünüyorum. Kızlarımdan Havva’nın cenazesini bulamadık ve mezarı yok. Bu bana çok acı veriyor. Her yaÄŸmur yaÄŸdığında, dereye sel geldiÄŸinde çocuklarım aklıma geliyor, yüreÄŸim sızlıyor. Evlatlarımı kaybettikten sonra hiç bir ÅŸeyin anlamı kalmadı. Beni hayata baÄŸlayan tek ÅŸey hayatta olan iki evladım. Baktığım her yerde kaybettiÄŸim çocuklarımı görüyorum. Onları çok özledim.
Yaşam: Yaşadığınız bu olay çok sarsmış olmalı sizi. Kendinizi nasıl teselli ediyorsunuz?
Uçan: Köydeki yoksul ailelerden biriyim. Eşim astım hastası. Geçim derdiyle uğraşıyorum. İnanın kendimi teselli etmeye fırsat bulamıyorum.
Yaşam: Evlatlarınızı hiç rüyanızda görüyor musunuz?
Uçan: OÄŸlum Hüseyin 2 kez rüyama girdi. Hüseyinim, yanıma gelmiÅŸti ve kardeÅŸi Ali’nin de geleceÄŸini söyledi. Ama Alim gelmeden rüyam sona erdi. DiÄŸer çocuklarım hiç rüyama girmediler.
Yaşam: Peki olanlara kader diyebiliyor musunuz? Olayın meydana geldiği derede köprü olsaydı felaket önlenebilir miydi sizce?
Uçan: O dönemde köprü yoktu, olayın meydana geldiği yerde. Yaşadıklarımıza kader diyebiliyorum ama köprü olsaydı belki de bu olay başımıza gelmezdi. Ama zaten ülkemizde, bir olay yaşanacak ki orada önlem alınsın. Yoksa sorunlar çözülmüyor nedense. Ben evlatlarımı kaybettikten sonra dereye köprü yapıldı ama evlatlarımı geri getirmez ki. Yine de başka anaların babaların yüreği yanmaması için köprü yapıldığına seviniyorum.
Yaşam: Şu an kaç çocuğunuz var. Onları da kaybetme korkusu yaşıyor musunuz?
Uçan: 2 oğlum var. Oğlumun birisi sağ el parmaklarından ikisini kaybetti. Yani oğlumun biri mağdur. Özellikle yağmurla havalarda hiç yolculuk yapmalarını istemem. Evlatlarımdan birini daha kaybetmeye dayanamam, kahrolurum. Evlat acısıyla yaşamak çok zor, bir an olsun evlatlarım aklımdan çıkmıyor. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın.
Yaşam: Son olarak söylemek istediğiniz neler var?
Uçan: Çok yoksul olduğumuz için yardım için Kaymakamlığa başvurdum ancak sonuç çıkmadı. Ben ve ailem çok zor durumdayız. Destek bekliyoruz.
HAZIRLAYAN: Özcan TEKİN
Yorum Yazın 07.06.2008

